Özcan TÜRKMEN

Eskişehir Anadolu Lisesi

  • Eserler

EMİRDAĞ TÜRKÜLERİ

Posted by oturkmen 12/10/2010

Türkünün konusu insan… İnsanın başından geçenler,insanın başına gelenler, bu insanların gönül ve ülkü dünyaları… Bunların dile ve tele gelişi…
Hayatımızdan türkülerin çıktığını bir an düşünelim. Hayat bana göre yaşanmaz olur o zaman.
Türkülerimiz köy köy,oba oba, burcu burcu insan kokar.
Toplum içindeki insan,toplumun gözü kulağı olan insan, tabiatın sırdaşı insan işlenir türkülerimizde…
Türkülerimizin ömrü elimize ulaşanlardan anlaşıldığı üzere beş altı yüz-yıllık… Ömür uzun,uzun olacak…
Bu itibarla türküyü,türkücüyü taklitte fayda var.
Türkülerin dilinde kendini bulur yediden yetmişe Emirdağlı. Emirdağ’ın kendine has şivesi,sihirli ve şiirli bir dil olur dökülür türkülerimize…
Ses ve söz Emirdağ türkülerinde öyle bir bütün oluyor ki bizi bize anlatan san’at şaheseri karşımıza çıkıyor.
Ses ve söz sanatkarı Emirdağlı, işlenmemiş masalını türkülerin de daha bir başka işlemiş.
Anonim Halk Edebiyatı’nın güzide verimlerini Emirdağ türkülerinde buluyoruz.
Halk sanatının adsız kahramanlarını Emirdağ türküleriyle yad ediyoruz.
Notalara pek geçmemiş…Belli sazlarla söylenmemiş… Görünürde ayrı makamla söylenen ama nüanslarla ayrılan türkülerimizde konu çok zengin…
Kültürün,yaşama şeklinin aynası sanki Emirdağ türküleri…
İnanışın,inanca göre yaşayışın göstergesi türkülerimiz.
EMİRDAĞ TÜRKÜLERİNDEKİ SES HADİSELERİ
İLE bağlacı (ilen,inen) şeklinde kullanılır: (Şekerinen, ölümünen, beniminen , yarinen, anamınan…. )
Çiçekli bahçeye inemeyenler
Bahçenin gülünü deremeyenler
Her gün kötüyünen hayat geçirir
Gözel sevmesini bilemeyenler
“Hani” sorusu ” Hanı , hanıya” şeklindedir.
Ardıç ağacında biten budaklar
Şekerinen balm’oldu dudaklar
Hanı yarim adadığın adaklar
Adağın yerini bulmadı yarim

(-mı) eki birleşir: (karm’ola, yarm’ola,varm’ola…)
Emirdağları’nın ardı karm’ola
Salını salını gelen yarm’ola
Annaç çıkıp soracağım yarimden
Acep benden başka yari varm’ola

Alın kelimesindeki “l”düşer, “annı”şeklinde kullanılır.
Averen’de eski yarim duruyo
Belkiz yarim bellerimi gırıyo
Nazlı yarim dünürcüler gelince
Zalım anan niye annını dürüyo.

İmek”birleşir:(yoğudu,varıdı,neyidi…)
Tandır damındaki dakılan nişan
Filiktan kuşağı beline guşan
Yoğudu sevdiğim ardına düşen
Ardına düşdüm de böyütdüm seni

“-i”,”u”,”ü” sesinin düşmesi ya da eklenmesi hece endişesi veya ses hareketidir (varayıdım, bileyidim, öldürrüm…)
Yeşili geyinmiş alın üstüne
Tereyağı dökmüş balın üstüne
Buralardan geçdiğini bileyidim
Gülyağı dökerdim yolun üstüne

Mahzun mahzun ne bakıyon geriden
Hep bu ayrılık beni feriden
Dermanıdı dizlerimi yörüden
Kesildi dermanım varamam gayrı

Davarı arkaçdan galdırrım
Ben babama sevdiğimi aldırrım
Eğer ben de sevdiğimi alırsam
Düşmanları tasasından öldürrüm

“t” sessizi “d” ye dönüşür.(datlı, dadını,dutup,meledir…)
Serin serin bir yel eser burundan
Dizim dutup atlıyamam harımdan
Bir kötüye bağladılar başımı
Çıkamıyom köy içine arımdan

Cümle içindeki “p”ler ” b ” olur. (barmak,bazar…)
Emirdağı birbirine ulalı
Altın yüzzük barmağında dolalı
Başın mı büyüdü gelin olalı
Ben seni gız iken seven oğlanım

“Ateş” kelimesi “ataş” şeklinde söylenir.
Odanın üstünde bir duman tüter
Sarnıç’ın derede bir yiğit yatar
Babamın gücü de bedele yeter
Gurbanlar olurum Cemal Gardaşım
Ölesiye sana yanar ataşım

“-lı” eki “-nı” “-nın”şeklinde kullanılır.(Helannı, Averenni)
Hani nerde Helannı’nın yurtları
Gızlarının şelek yüklü sırtları
Gocabaş’ınan Gocalaz’ın gününden
Bildik bildik durur yavşan otları

“Buğday” kelimesindeki “y” sessizi düşer.(buğda)
Sever isem gene seni severim
Sarı buğda gibi dalga düverim
Boyunu sevdiğim topacık yarim
Babam almam demiş boyun eğerim

“-nca,-nce” eki “-nci” haline gelir.
Löküs olsam kahvenize şevk versem
Hakim olsam ben bu işe hak versem
Nazlı yarim dar sokakdan gelinci
Hoşgeldin sevdiğim anam yok desem

“ikindi” , “öğle” gibi kelimelerin sonuna”n” gelir.
İkindin gününe yar aynı dutar
Akşamlar oluyo efkarım artar
Öpüp sevmelere gıyamadığım
Varmış bi kötünün goynunda yatar

“Karahisar” kelimesi “Gareser” şeklinde söylenir.
Gareser kalesi yıkılır gider
Zülüf gerdana dökülür gider
Bir yiğidin sevdiğini el alsa
Ciğeri bağrından sökülür gider

“-imiş” kelimeye eklenirken sert sessizlerde yumuşama olur.(derimiş, tuncumuş,gücümüş…)
Değirmenin döndürmesi tuncumuş
Ah ettikçe ciğerlerim mılcımış
El yarine boyun bükmek gücümüş
İki gözüm bir yarim var dünyada

“Eşek” kelimesi “eşşek” şeklinde söylenir.
Eşşeği gelmiş de sırtı urganlı
Hasta yatağında bala yorganlı
Eğer babamoğlu geri dönersen
Çifte develerden kesek kurbanı.

“k” sessizi kelime başlarında “g” olur. (gonak,gız,gayış, guru,gutmu ,gor, gormuş, gurbanlık…)
Yarın muhtarlığı bize verirler
Dambaşıya albayrağı gerirler.
Gonak tarafından adam gelinci
…………. döşeği altına serirler

Geniş zaman üçüncü tekil şahıs eki “-r” , kelime sonlarında düşer. (diyolar, yolluyo, biliyo , eriyo ,allanıyo, pullanıyo, geliyodum, sallanıyo, istiyo, işliyo…)
Deli miyim divane mi hele ben
Bir yar için dolaşırım çöle ben
Bana sevdiğinden ayrıl diyolar
Deli gibi sevdim ayrılamam ben

Emir kipi ikinci tekil şahıs “-sin” , “-en”olur.(edersin-eden)
Sırtına geyinmiş gutmu sayayı
Yedine de almış taze mayayı
Beni gor da yadellere varırsan
Zindan eden bana yalan dünyayı

(Sağır N ) sık kullanılır:
Dereye koyduğum bir sıra daşlar
Aklıma düşüyo ettiğin işler
Sana diyom sana ey nazlı yarim
Var mı bizim gibi emeği boşlar

Tamlayan eki “-nın” , “-yın”şeklinde kullanılır.(anayın, danayın,göğsüyün…)
Meskenimiz oldu Davulga yolu
Yarden ayrılalı gözüm yaş dolu
Salı günü varacağıdım sevgilim
Anayın eteği bütün daş dolu

Sert sessizler kuralına uyulmaz.(düşdü, basdı, arkaçdan, Allah’dan vb)
Adaçalı derler çalı bitmiyo
Gönül düşdü gapınızdan gitmiyo
Gözünü sevdiğim topacık gelin
Kanım senden başkasına akmıyo

Kelime başındaki”u” , “o” olur. (usandık-osandık)
Emirdağları’na gara gidelim
Ayvadan osandık nara gidelim
Buranın gözeli gönül eylemez
Gözeli bol olan yere gidelim

İstek kipi “-a” eki “-u” olur. (bulayım-buluyum) “-e” eki “-i” olur.(geleyim-geliyim)
Önüne kuşanmış yandımdan öğnük
İçerim yanıyo yar göynük göynük
Ana bana bi izin ver bögünnük
Aşıyım dağları buluyum yari

Sıfat tamlamalarındaki tamlayan sıfat”bir” “bi”olur.
Farimez deli gönül farimez
Gız gocayın adı yolda yürümez
Beni gor da bi kötüye varırsan
Ölesiye gözüm yaşı gurumaz

“sevdiğim”,”sevdiceğim” olurken pekiştirme ya da küçültme olduğu pek anlaşılmaz.
Kuyunun başına goyduğum hatıl
Yeter sevdiceğim saydığım hatır
Eğer yar olmaya göğnün varısa
Çık Emir Dağı’ndan bana gar getir

(Hem…hem) bağlacı, (hem…hemi) şeklinde kullanılır.
Leylekler uçar da dökülür tozak
Aramız uzadı kavuştur felek
Sebeb olup seni bana vermezse
Hem kalbur satsın hemi de elek

“r” ve “l” ile başlayan kelimeler ses uyumuna göre önüne “i” ya da “ı” alır.(Ramazan-Iramazan;lazım-ilazım)
Mecbur oldum evinize varıyom
Seni gördüm ılgıt ılgıt eriyom.
Verildin mi deyi niye soruyon
Daha da ben sana ilazım mıyım

“ol-” fiili, “olsun” yerine “ossun” şekliyle söylenir.
Gözleri bebek de gaşları gara
Yare gurban ossun oturan oba
Üstüne yar sevmem esta(ğ)fur töbe
Yorgun ceren gözlü gelin ağlama

“-acak,-ecek” eki yumuşayıp sessiz harf (k), (g) olurken (ğ) bazan düşer
Evlerinin önü burmalı guyu
Guyudan alırlar buz gibi suyu
Siz de beni gınamayın emmiler
Benim alaca(ğ )m Gadılar soyu

“(y)” sessizi bazan düşer
Azziye’yi Suvermez’i Helan’ı
Benim yarim çok söylüyo yalanı
Koynuma go(y )dular gara yılanı
Sokacak deyin gorkuyom yarim

“sabah” kelimesi çoğu kere “zabah” şeklinde söylenir.
Heç hazetmiyodum zabah gülünden
Gediyodum eğlediler yolumdan
Beni gor da yadellere varırsan
Köyiçine çıkamam heç arımdan

“diye” kelimesi “deyin” şeklinde söylenir.
Azziye’yi Suvermez’i Helan’ı
Benim yarim çok söylüyo yalanı
Koynuma go(y)dular gara yılanı
Sokacak deyin gorkuyom yarim

Acaba” kelimesi, “acabola,acabolana” şeklinde söylenir.
Bülbül müyüm daş başına gonacak
Anan mıyım her derdine yanacak
Gediyom gurbete ey nazlı yarim
Acabola halımız nas’olacak
….
TÜRKÜLERDEKİ
KALIP SÖZLER DEYİMLER
A:
Adağı yerini bulmak:Adağı gerçekleşmek.(Adak adamak:İsteğin gerçekleşmesi için adakta bulunmak.)
Ardıç ağacında yatan budaklar
Şekerinen balm’oldu dudaklar
Hani yarim adadığın adaklar
Adağın yerini bulmadı yarim

Aklı gitmek:Kötü bir durumla karşılaşmak.
Al Fadime’m suya gider
Su yolunda çalım eder
Çalım etme al Fadime’m
Ben cahilim aklım gider

Ak karın dağlara yağması:Kar yağışı
Engin ovalardan bi duman kaktı
Buludun havaya ağdığı gibi
Açmış yarim ak göğsünün bendini
Ak karın dağlara yağdığı gibi

Alınan avlanmak:Arkadan vurulmak
Gıldolağın eğlencesi Karataş
Ne anam var, ne babam, ne gardaş
Beşli mavzer olsun bana arkadaş
Alınan avlandım ona yanarım.

Annaç /çıkmak/gelmek: Karşı gelmek
Emirdağlarının ardı karm’ola
Salını salını gelen yarm’ola
Annaç çıkıp soracağım yarimden
Acep benden başka yari varm’ola

Annını dürmek:Olumsuz tavır takınmak.
Averen’de eski yarim duruyo
Belkiz yarim bellerimi gırıyo
Nazlı yarim dünürcüler gelince
Zalım anan niye annını dürüyo

Aralıkta yelmek:Halli gereken işte etkisizken etkili görünmek.
Aza edin Hüseyin’i Bidiş’i
Hökümet ediyo size bu işi
Aralıkta yelen Deli Tormuklu
Muhtar mı edecek…..Tıpış’ı

Ardına düşmek:Sevmek
Tandır damındaki takılan nişan
Filikdan kuşağı beline kuşan
Yoğudu sevdiğim ardına düşen
Ardına düştüm de büyüttüm seni

Ardı süre melemek:Şartlar ne olursa olsun kabul etmek.
Minareyi delik delik delerim
Kalbur alır Suvermez’i elerim
Sen bir koyun olsan ben bir kuzu
Sen döndükçe ardın süre melerim

Arından ölmek:Yaptığı işten pişmanlık duymak, kahrolmak.
Yola gidenler de alırlar azzık
Hüseyin Çavuş’a çok oldu yazzık
Varın arınızdan ölün gedeler
Sandığın başına gelin gedeler

Arından köy içine çıkamamak: Utancından elin yüzüne bakamamak.
Heç hazetmiyodum zabah gülünden
Gediyodum eğlediler yolumdan
Beni gor da yadellere varırsan
Köyiçine çıkamam heç arımdan

Ardından yetişmek:Yakalamak
Yekindim de yetemedim ardından
Öleceğim yarim senin derdinden
Bi su içdim nazlı yarin yurdundan
Teneşire dökülesi suyumuş

Asılıp ölmek:Asılarak ölmek.
Meşeler güvermiş varsın güversin
Söyleyin huysuza durmasın gelsin
Varmasın kötüye asılsın ölsün
Köt (ü) adamın var ömrünü yok eder

Aşka düşmek:Sevdalanmak.
Ayağına giyer sedef nalini
Aşka düşmüş kimse sormaz halini
Karşıki kapının allı gelini
Sor bizim evi de gel arkam süre

Ata binmek:Gelin olmak.
Basmam yaylanıza bir daha basmam
Nereden geliyon gül yüzlü yosmam
Ata binmeyince umudu kesmem
Sözüyün üstünde dur nazlı yarim

Ateşine yanmak:Sevdasına düşmek.
Pek erken yatmışsın sevdiğim güzel
Yarin deli gibi sokakta gezer
Kız senin ataşın sinemi ezer
Yandım ateşine sıtkı bütünüm
Gal oldum yoluna çıkmaz tütünüm

Azzık dürmek:Yiyecek hazırlamak
Parmağına dakmış al gaşlı yüzzük
Bana hayal oldu yar sana yazzık
Yolcuyusan dürüyüm sana azzık
Al beni de götür olmasın bize yazzık

B
Bacıyı görüm etmek:Evlenmek.
Yeşil elbisesi siyah gocuğu
Ben candan severim sarı çocuğu
Eğer sarı çocuk sana varırsam
Görüm edeceğim senin bacıyı

Balın üstüne tereyağı dökmek:Maddi manevi her şeyi kabul etmek.
Yeşili geyinmiş alın üstüne
Tereyağı dökmüş balın üstüne
Buralardan geçtiğini bileyidim
Gülyağı dökerdim yolun üstüne

Baş bağlamak:Evlendirmek.
Serin serin bir yel eser burundan
Dizim dutup atlıyamam harımdan
Bir kötüye bağladılar başımı
Çıkamıyom köy içine arımdan

Baş başa değmek:Karşılıklı bir arada olmak.
Su gelir taşa değer
Kirpikler kaşa değer
Merak etme sevdiğim
Bir gün baş başa değer

Başı büyümek:Kibirlenmek.
Emirdağı birbirine ulalı
Altın yüzzük barmağında dolalı
Başın mı büyüdü gelin olalı
Ben seni gız iken seven oğlanım

Başın alıp gitmek:Diyarı terk
etmek
Gırtma’nın başında guzu güderim
Garayımış yazımınan gaderim
Seni alamazsam hayırsız yarim
Başım alır dağa doğru giderim

Bedele yetmek: Bedel ödeyecek güçte olmak.
Odanın üstünde bir duman tüter
Sarnıç’ın derede bir yiğit yatar
Babamın gücü de bedele yeter
Gurbanlar olurum Cemal Gardaşım
Ölesiye sana yanar ataşım

Belini kırmak:İşini olmaza sokmak
Çeşmenin başında gördüm yarimi
Ah etti de vuruverdi elini
Ben nazlı yarimden ayrılmazıdım
Şu askerlik gırdı benim belimi

Averen’de eski yarim duruyo
Belkiz yarim bellerimi kırıyo
Nazlı yarim dünürcüler gelince
Zalım anan niye annını dürüyo

Belini bükmek:Çaresiz kalmak
Çobançökürdenin her yeri diken
Ayrılık sevdiğim belimi büken
Ahırın içinde beygir ürküden
Aklına düşür de unutma beni

Beline sarı saman sarmak:Başına kötü iş getirmek.
Elimi uzattım iğde dalına
Kökü çürümüş geldi elime
Orda burda gurulup gezme
Sarı saman sardırırım beline

Belinlemek:Uykudan korkuyla uyanmak.
Akşam olur her dereler serinler
Benim derdim kızlar değil gelinler
Kocasını beğenmedik gelinler
Uyur uyur uykusunda belinler

Bildik bildik durmak:Tanıdık olmak.
Hani nerde Helannı’nın yurtları
Gızlarının şelek yüklü sırtları
Gocabaş’ınan Gocalaz’ın gününden
Bildik bildik durur yavşan otları

Benzi kaputa /çapuda/ dönmek:Sararıp solmak.
Yeniköy’den çıktım garda dipide
Emirdağı’na geldim saat ikide
Geldiyidim nazlı yarim gapıda
Sararmış gül benzi dönmüş çapuda

Boğaz tokluğu görmemek:Sürekli yokluk çekmek.
Anamdan doğalı çektim yokluğu
Ömrümde görmedim boğaz tokluğu
Gurbanlar olduğum biricik yarim
Çok bekledim emmingilin bokluğu

Borda gapılı:Zengin
Arka delik kerpicinen yapılı
Ben bi gız seviyom borda gapılı
Sana diyom sana gaşları garam
Kim aldı kötü yarim aklını

Boşunan geçmek:Boşa geçmek
Tentene örrüm bi tek şişinen
Meram olur bu sevdayı düşünen
Yar senin sevdana düşdüm düşeli
Cahil ömrüm geldi geçdi boşunan

Burnunu eğmek:Beğenmemek
Cancana sayayı sırtına giyer
Gorkuyom sevdiğim elleri sever
Eski yarim duyar burnunu eğer
Eski yarden yad eyledin sen beni

Boyun eğmek:Kayıtsız şartsız kabul etmek
Sever isem yine seni severim
Sarı buğda gibi dalga düverim
Boyunu sevdiğim topacık yarim
Babam almam demiş boyun eğerim

Buğu:Buğu
Pilavımı bişirdiydim yağınan
Medreseye götürdüm buğu(yu)nan
Her olur olmaza gönül verme
Gönül geçer havasınan çağınan

C
Cennet köşkü sanmak:Cennet köşkü sanmak
Yaylanın düzüne vurmuş goyunu
Yeşil ördek gibi eğmiş boynunu
Uyumussum uyandıran olmamış
Cennet köşkü sandım yarin goynunu

Cehennem azabı çekmek:Cehennem azabı çekmek.
Aşağıdan gelen akarm’ola
Gözleri gözüme bakarm’ola
Dünür saldım gavur anan vermedi
Cehennem azabı çekerm’ola

Ciğeri bağrından sökülmek:İnce ağrıya tutulmak.
Gareser galesi yıkılır gider
Zülüf gerdana dökülür gider
Bir yiğidin sevdiğini el alsa
Ciğeri bağrından sökülür gider

Ciğerinin közünü söndürememek:Aşk acısına dayanamamak.
Yarin bahçesinde açmıyo güller
Ciğerin közünü bilmiyo eller
Yemen’den geliyo ölüm habarı
Acep nas’olacak gencecik dullar

Ciğeri mılcımak:Verem olmak
Değirmenin döndürmesi tuncumuş
Ah ettikçe ciğerlerim mılcımış
El yarine boyun bükmek gücümüş
İki gözüm bir yarim var dünyada

Ç
Çalım etmek:Edalanma,nazlanma
Al Fadime’m suya gider
Su yolunda çalım eder
Çalım etme al Fadime’m
Ben cahilim aklım gider

Çıvgar Atmak:Bağlamak
Bostanın başında kavun satarım
Öküzün önüne çıvgar atarım
Akça kızlar bağladılar başımı
Düğünde bayramda para saçarım

Çifte develerden kurban kesmek:Çok mutlu olmak.
Eşşeği gelmiş de sırtı urganlı
Hasta yatağında bala yorganlı
Eğer babamoğlu geri dönersen
Çifte develerden kesek kurbanı

D
Dadını bulmak:Tadını almak.
Nazlı yarim guru yakar odunu
Bulamadım yalan dünya dadını
Bir gün evlenip de gızım olursa
Yeşil Haçça goyaca(ğı)m adını

Dağları dolaşmak:Hasret kalmak.
Kocadağ başına çıktım oturdum
Dört yanımda lale sümbül bitirdim
Alnı top kekilli bir yar yitirdim
Onun için dolaşırım dağları

Dambaşıya albayrağı germek:Zafere ulaşmak.
Yarın muhtarlığı bize verirler
Dambaşıya albayrağı gererler
Gonak tarafından adam gelince
……….döşeği yere sererler

Delik delik delmek:Delik delik delmek
Şu dağları delik delik delerim
Elek olsam Emirdağı’nı elerim
Eğer anan seni bana vermezse
Koyun olur gapınızda melerim

Deli gibi sevmek:Sevdalanmak.
Deli miyim divane mi hele ben
Bir yar için dolaşırım çöle ben
Bana sevdiğinden ayrıl diyolar
Deli gibi sevdim ayrılamam ben

Demirinen taş olmak:Acımasız olmak
İğdenin dalına gonan kuşm’ola
Gecikdi mektubun yollar kışm’ola
Benim yürek yandı yandı kül oldu
Senin yürek demirinen daşm’ola

Dengini aramak:Ayarını aramak
Avaradır deli göğnüm avara
Çuha sayasını dakmış duvara
Eğer yar olmuya göğnün yoğusa
Get sevdiceğim dengini ara

Dengine düşmek:Ayarını bulmak
Leylek yuva yapar dalın bendine
Hemi bana ettin hemi kendine
Teğmeninden izin almış on güne
Düşememiş nazlı yarim dengine

Dengine vermek:Ayarı olana ver-mek.
Sabahınan eser yel serin serin
Ağlatman güzeli dengine verin
Bana da verseler dünyanın malın
Neylerim malı isterim ben yarim

Derin hesaba oturmak:İnce eleyip sık dokumak.
Benim yarim Gareser’de lise’de
Yazı yazar ganepeli masada
Oturmuş sevdiğim derin hesaba
(Hesapların doğru gelsin sevdiğim)

Derdini deşmek:Derdini açmak
Ağacın dalından toplarım fişne
Garşıma geçip de derdimi deşme
Gözümün yaşından gursunlar çeşme
Yar yoluna akan gözyaşı olsun

Derdine okunmak:Derdine çare aramak için hocaya gitmek

Kıraç tarlalara ekerler nohut
Almazsan sevdiğim şeklimi unut
Kürt çöllerinde tutmaz oldu dizimiz
Hocalar bul da derdimize okut

Derdine dert eklemek:Acı üstüne acı çekmek.

Yaşım onbeş daha bekleyece(ği)m
Gız anam sırrını saklayaca(ğı)m
Gel yarim derdini söyle sen bana
Derdini derdime ekleyece(ği)m

Dert üstüne dert bağlamak:Çok acı çekmek.

Emirdağı derler benim düneğim
Dert üstüne dert bağladı yüreğim
Gadir Mevlam budur senden dileğim
Kötülere gul eyleme yarimi

Dert olmak:Dert olmak

Yaz gelince her dereler yurt olur
Sivrisinek yeşil başlı kurt olur
Eğer seni alamazsam sevdiğim
Ölesiye içerime dert olur

Derdine yanmak:Sevdalı olmak.

Evimizin poyraz yanı deredir
Derdine yanıyom yedi senedir
Dünür saldım gavur anan vermemiş
Seni orda beni burda meledir

Derine dalmak/daldırmak:İnce hesap yapmak.

Düşündükçe daldırıyom derine
Neler diyeceğim nazlı yarime
Dünyada ahiretde yakan elimde
Benden kötüleri sevme yerime

Dermanı kesilmek:Takatı olmamak.

Mahsun mahsun ne bakıyon geriden
Hep bu ayrılık beni feriden
Dermanıdı dizlerimi yörüden
Kesildi dermanım Deli Feride’m

Dermanı kalmamak:Takatı kesilmek.

Yaylanıza vardım yurdunu sormam
Yoruldu dizlerim galmadı dermanım
Şu yalan dünyada tatlı canım var
O da güzellerin yoluna kurban

Delik beklemek:(Sevgilinin) kapısında beklemek.
Yarim evleriniz ne aman uçda
Çok delik bekledim boranda kışda
Bi zengin turist seni isterimiş
Varsaydın sevdiğim gediyom işde

Dirliği datlı olmak:Mutlu yaşamak.

Kınası garılır tasta
Oğlan evi pek havasta
Gız evleri gara gara yasta
Sağdıcım gınan gutlu olsun
Şunca dirliğin datlı olsun.

Dillere düşmek:Teşhir olmak.

Bizim mahallenin ardı pürümüş
Salınarak gelen nazlı yarimiş
Bu yerden ayrılmak ne de zorumuş
Gavur anam sen düşürdün dillere

Dilsizi dillendirmek:Mutsuzu mutlu etmek.

Su gelir millendirir
Çayırı çillendirir
Güzel senin bakışın
Dilsizi dillendirir

Divan durmak:Divan durmak.

Sürüne sürüne vardım pecene
Divan mı duruyon kötü gocana
Gız gurban oluyum gerdek gecene
Seniyinen böyle miydi gavlimiz

Dizim dizim sürünmek:Kötürüm olmak.

Vatanlar vatanlar yeşil vatanlar
Yare selam söylen ağaç satanlar
Ölmesin de dizim dizim sürünsün
Yarim seni yabanele satanlar

Dolanıp getmek:Dolanıp gitmek.

Bahçelerin suyu dolanır geder
Düşüne düşüne gız merak eder
Düşünme sevdiğim alırım seni
Düşünce insanı perişan eder

Dört gözünen kollamak:Her şeyini,her zaman kontrol etmek.

Dolgulu yazlıkta enik yallıyo
O kız pencereden gafa sallıyo
Emmilerin dört gözünen golluyo
Emmiyin ilmeği kimin elinde

Döküm etmek:(O yere)hepsini getirmek.

Kınalı ellerine
İncecik bellerine
Pörnekli’yi döküm ettin
Af(ı)yon yollarına.
Yalan mıyım Yaşar
Karakolda doğru söyler
Mahkemede şaşar

Döş üstüne çıkmak:Evlenmek.

Ağlı saya giyer ağın üstüne
Leylek yuva yapar dalın üstüne
Benden selam söylen eski dosta
Çıkarmasın kötüyü döş üstüne

Döşeği serilmek:Zorunlu ikamet etmek.

Kasım Çavuş derler bi ince uşak
Sağ eli dabanca sol eli fişek
Gelin arkadaşlar yanıma gelin
Af(ı)yon damına serildi döşek

Düneği bozulmak:Düzeni bozulmak.

Höğürüyo gardaşımın ineği
Bozulacak bizim evin düneği
İyi kötü bekliyodu yuvayı
Anam anam gadın anam bal anam
Niyazi gelince durma gel anam

Dünyayı zindan etmek:Hayatı çok kötü olmak.

Sırtına geymiş gutmu sayayı
Yedine almış taze mayayı
Beni gor da yadellere varırsan
Zindan eden bana yalan dünyayı

Düzen vermek:Düzen vermek.

Guyunun başına gurmuş gazanı
Topacık boyuna vermiş düzeni
Sen miyidin Suvermez’in güzeli
Sen gedeli köyün dadı kalmadı

E
El etmek:İşaret etmek.

Allı gelin daş başını yol eder
Ördek gonar susuz yeri göl eder
Pencereden iki gelin el eder
Birin alsam biri intizar eder

Ellenmedik gül olmak:Taze olmak.

Çayın kenarında ince gumudum
Daha benim eski yarde umudum
Bahçende ellenmedik gülüdüm
Yel mi gün mü vurdu bilemedim

Elleri koynunda kalmak:Çaresiz kalmak.

Elime aldığım aynılı lamba
Ellemen gülüme gurusun dalda
İki elim goynumda gözlerim yolda
İki elim goynumda galdı ne deyim

Emeği boş olmak:Gereken verimi alamamak.

Dereye goyduğum bi sıra daşlar
Aklıma düşüyo ettiğin işler
Sana diyom sana ey nazlı yarim
Var mı bizim gibi emeği boşlar

Emeği Zay’olmak:Emeği boş olmak.

Aman gız sevdiğim zülüfü gara
Pek gurgunsun gene dengini ara
Faydasız çamuru çalma duvara
Yağmur yağar emeklerin zay’olur

Engine konmak:Seviyesine inmek.

Beni görüp yönün öte döndürme
Hilal kaşlarını yıkıp endirme
Pek o kadar ma(ğ)rullanma sevdiğim
Yüksekden uçanlar gonar engine

Erzanındır boynununan çek (Yarim): Yaptığına razı ol.

Doğan aylar gibi doğ da bat yarim
Ben gidiyom ağlamaya çık yarim
Beni godun bi kötüye bağlandın
Erzanındır boynununan çek yarim

Eskiki caka:Eski işve,eski naz.

Sarı işliğinde eğrelti yaka
Geçiyom gapından yar baka baka
Yar benden istiyo eskiki caka
Eski cakalarım galmadı gelin

Eteği taş (dolu) olmak:Kötülük yapmaya hazır olmak.

Meskenimiz oldu Davulga yolu
Yarden ayrılalı gözüm yaş dolu
Salı günü varacağıdım sevgilim
Anayın eteği bütün daş dolu

Eş olmak:Denk olmak.

Suya mı gediyon elin boş değil
Sallanma dalgalım göğnüm hoş değil
Bir güzeli bi kötüye vermişler
Allah da biliyo ona eş değil

Eşkince sallanmak:Edalı yürümek.

Ağ sayam allanıyo
Kıyısı pullanıyo
Şu gelen kimin yari
Eşkince sallanıyo

F
Faydasız çamuru çalmak:İşe yaramaz işlerle uğraşmak.

Zabah günü vurdu bizim duvara
Allı gelin senin gocan avara
Faydasız çamuru çalma duvara
İçinde yatacak yar olmayınca

G
Ganrılmak:Doğrulmak.

Ela bürgüsüyünen yarimi gördüm
Hoşgeldin dedim de halını sordum
Caminin başında bağrıma vurdum
Ganrılıp yüzüme bakmadı yarim

Gara yasda olmak:Yas çeker halde bulunmak.

Garalar geydim de gara yasdayım
Yatakda yatamam dalgın hasdayım
Eğer anan seni bana vermezse
Ben senin yoluna gara sevdayım

Gayıl olmak:Kabul etmek,razı olmak.

Mezarımı yol üstüne gazsınlar
Döne diye kuyuları gezsinler
Başucuma garayazı yazsınlar
Ben gayıl değilim böyle yazıya

Gaynayıp coşmak:Olağandan daha iyi olmak.

Gara gayfeyidim gaynadım coşdum
Gümüşlü bardaktan buzlu su içdim
Havasıdım amma ey nazlı yarim
Anayın lafını duydum vazgeçdim

Gelinlik etmek:Gelinlik etmek.

Yarin güllerini yadeller derer
Ağlama gözüyün sürmesi geder
Benim sarmalara gıyamadığım
Getmiş kötülere gelinlik eder

Gıcım gıcım gıcılamak:Acı acı esmek.

Zalım poyraz gıcım gıcım gıcılar
Yürekden çıkmıyo goygun acılar
Su yolunda suya giden bacılar
Bacılar içinde yarim var benim

Golcak gıvırma:Edalanma,nazlanma.

Yayladan gelmiş de hamur yoğurur
Çıkmış sekiye de golcak gıvırır
Sizin köy ayrı da bizim köy ayrı
Ancak ikimizi ölüm ayırır

Goygun ağlamak:İçten gelerek ağlamak.

Çoban da çoban gavalını çalar
Şavkı’nın sevdiği ne goygun ağlar
Ağlama sevdiğim yaz var yayla var
Üstümüzde duran Gadir Mevla var

Gönlü hoş olmak:Gönlü hoş olmak.

Yayladan geliyom elim boş değil
Sallanma sevdiğim göğnüm hoş değil
Bir gözeli bi kötüye vermişler
Allah da biliyo ona eş değil

Gönlü bağlanmak:Sevdalanmak.

Yeşil biberlere iba düşme mi
Eşinden ayrılan dağdan aşma mı
Ben sana varırsam el gülüşme mi
Gül değil dikene bağlandı gönül

Gönül bağı:Aşk duygusu.

Bir çift güzel gördüm Emirdağı’nda
Çifte benleri var al yanağında
Ananın babanın sevgisi başka
İlle yar sevgisi gönül bağında

Gönlüne ferman yazdırmak:Gönlüne buyruk vermek.

Yüksek yaylarda var mıdır orman
Çekiyom aşıklık galmadı derman
Nazlı yarim seni sevdim seveli
Yazdıramıyom şu gönüle ferman

Gönül eylemek:Gönlünü avutmak.

Emirdağları’na gara gidelim
Ayvadan osandık nara gidelim
Buranın gözeli gönül eylemez
Gözeli bol olan yere gidelim

Gönlü düşmek:Sevdalanma,aşık olma.

Adaçalı derler çalı bitmiyo
Gönül düşdü gapınızdan gitmiyo
Gözünü sevdiğim topacık gelin
Kanım senden başkasına akmıyo

Göynük göynük içi yanmak:İçten içe kahrolmak.

Önüne guşanmış yandımdan öğnük
İçerim yanıyo yar göynük göynük
Ana bana bir izin ver böğünnük
Aşıyım dağları buluyum yari.

Gönül dostu:Eş.

Gadife yorganı çekdim üsdüme
Oturma sevdiğim düşman posduna
Uyanıp da gelemedim yanına
Adam gücenir mi gönül dosduna

Göze girmek:Beğenilmek.

Pembe gironunu almış dizine
Gud(u)retten boya çekmiş yüzüne
Adını sevdiğim gül yüzlü yarim
Daha yeni girdim senin gözüne

Gözü olmak:Anlaşmak,sevmek,ısrarla istemek.

Sıvalı evlerin tozu mu olur
Şu Emirdağı’nın yazı mı olur
Sevdiğine varamayan gızların
Vardığı gocada gözü mü olur

Gözün yaşını silmek:Ağlamak.

Dut ağacı donuk donuk duruyo
Yaprağının biri soluk duruyo
Bir güzeli bi kötüye vermişler
Gözünün yaşını silip duruyo

Gözün yaşı kurumak:Hep ızdırap çekmek.

Farimez deli gönül farimez
Gız gocayın adı yolda yürümez
Beni gor da bi kötüye varırsan
Ölesiye gözüm yaşı kurumaz

Gulacığı çinilemek:Kulağı çınlamak.

İniler de dağın daşı iniler
Nerde görsem yar derdimi yeniler
Ta ırakda gulacığım çiniler
Acep nazlı yarim anıyo(r)m’ola

Gurban olmak:Yoluna feda olmak.

Horan dedikleri bir uzun guyu
Guyu da vermemiş yarime suyu
Eller mi saracak o uzun boyu
Uzun boylarına gurban oluyum

Gurulmak:Kibirlenmek.

İbibikler öttü çıkdık bahara
Sallandı da yarim girdi ahıra
Nişanlım var diye guruluyon mu
Her yanı benziyo Abdal Cafar’a

Gücenmek:Darılmak.

Gadife yorganı çekdim üstüme
Oturma sevdiğim düşman postuna
Uyanıp da gelemedim yanına
Adam gücenir mi gönül dostuna

Gülleri açmak:Sevme çağına gelmek.

Ak kağıda yazı yazar ellerim
Bülbül gibi ağıt eder dillerim
Onbeşimde yeni açdı güllerim
Ölümünen olsa gene bozarım

Yarim kibar desdilerden içmiyo
Buna sevda derler serden geçmiyo
Beni evlenmez de galır mı sandın
Vakdı gelmeyince güller açmıyo

Güpür güpür geçmek:Telaşlı ve hızlı geçmek.

Evlerinin önü kepir
Atlı geçer güpür güpür
Gurban olam sarı gelin
Gel de bizim evi süpür

H

Halleri yaman olmak:Sıkıntı çekmek.

Alikel üstünde bi gara duman
Babamın elinden hallarım yaman
Cesedim ahırdan çıktığı zaman
Gaşıma gözüme destanlar yazın

Haram olmak:Haram olmak.

Çok sallanma dalıyo( r )sun verana
Başka gızı ilaç etmem yareme
Ben sevdim de eller aldı yarimi
Haram ossun ince beli sarana

Harman zamanı:Harman zamanı.

Harmana sererler sarı samanı
Heç eksilmez Emirdağ’ın dumanı
Gel otur yanıma canım sevdiğim
Ayrılık m’olur harman zamanı

Hatır saymak:Saygı göstermek.

Kuyunun başına koyduğum hatıl
Yeter sevdiceğim saydığım hatır
Eğer yar olmaya göğnün varısa
Çık Emirdağı’ndan bana kar getir

Havas etmek:Heveslenmek.

Yüzzük attım garşı dağın ardına
Yuvalandı geldi yarin yurduna
Havas etme urbayınan altına
Urba sırttan çıkar altın boğazdan

Havas olmak:Gönül vermek,sevmek.

Bahçenize biber ektim acı mı
Küçücükden ben daradım saçını
Arkadaşım niye küsdün sen bana
Havas oldum aldım senin bacını

Havasını almak:Sevebilmek.

Yörü güzel yörü galma yolundan
Eğlenip siğini çezme belinden
Havasımı alamadım gelinden
Çöz gelin göğsüyün düğmelerini

Heç etmek:Boşa geçirmek,boş etmek.

Enginli yüksekli şu Emirdağı
İğdenin dalında var asma bağı
Üç senelik sevgimizi heç ettin
Eridi galmadı yüreğin yağı

Hem kalbur hem elek satmak:Çok sıkıntı çekmek.

Leylekler uçar da dökülür telek
Aramız uzadı gavuştur felek
Sebeb olup seni bana vermezse
Hem halbır satsın hemi de elek

I-İ
İntizar eylemek:Beddua etmek.

Gacerli çeşmesi bi ince yoldur
Doldur allı gelin helkeni doldur
İntizar eyle de gocanı öldür
Öldür gocanı da alayım seni

Ilgıt ılgıt erimek:Sevgiden
kahrolmak , verem olmak.

Mecbur oldum evinize varıyom
Seni gördüm ılgıt ılgıt eriyom
Verildin mi diye niye soruyon
Daha da ben sana ilazım mıyım

Ilıyı ılıyı gelmek:Yavaş yavaş gelmek.

Ilıyı ılıyı geliyo yazlar
Koçunu saldığım goyunlar kuzlar
Hanıya eskiki gelinler gızlar
Gelininen gızı bir mi dutarlar

İli ıssız galmak:Kimsesiz kalmak.

Bi daş atdım gümbürdesin guyunuz
Ben gediyom ıssız galsın iliniz
Senin anan deli beniği yolsuz
Yar n’olacak bizim halimiz

(I)rakı parası olmak:Çok az başlığa gitmek.

İsmet Bibi’n şen kalarak geliyo
Sapsız Tokmak aralıkda yeliyo
Deli Nuri içki deyin ölüyo
Irakı parası ettiler seni

Işmar etmek:İşaret etmek.

Kuyunun başında ışmar eyledin
Bir sevgi sevdim de pişman eyledin
Keşke bu sevgiyi sevmez olaydım
Beni anamınan düşman eyledin

İlmeği elinde olmak:Kontrol altında bulundurmak.

İşleme işliyo keten elinde
Benim yarim Suvermez’in dilinde
Emmisi ellere vermem derimiş
Kız senin ilmeğin kimin elinde

İlvanlı gezmek:Edalı gezmek.

Caminin üstünde görünür mezar
Bilmiyom ısıtma bilmiyom nazar
Anası gızından ilvanlı gezer
İlvanlı garının gızına yandım

K
Kaçmak:İzinsiz evlenmek.
Bizim yaylalarda dal sıra sıra
Gediyom askere galma gusura
Hanı yarim sennen gaçak diyodun
Anan gurban eder guru hasıra

Kağıtlara iresim olmak:Hatıralarda kalmak.
Ne oturasım var ne de durasım
İstiyo canlarım yari göresim
Evvel nazlı yarinen bi aradaydık
Şimdi kağıtlara olduk iresim

Kağıdı çıkmak:Askerlik belgesi (yurt dışına çıkış belgesi) gelmek.
Suya dökerler gumunan çakıl
Kağıdım çıkalı galmadı akıl
Sana diyom sana Çakır Eminem
Kemçiği Nallı’yı eyledim vekil

Kanadı kolu kırılmak:Dayanacak bir şeyi kalmamak.
Gurbetele götürdüler gülümü
Dağa taşa düşürdüler yolumu
Ben de sevdiğimi alacağıdım
Felek gırdı ganadımı golumu

Kanı akmak:Sevmek,içi ısınmak.
Sarı buğda ananadın kakmıyo
Darılmış da yar yüzüme bakmıyo
Anam da diyo ki ayrıl yarinden
Ana başkasına ganım akmıyo

Adaçalı derler çalı bitmiyo
Gönül düşdü gapınızdan getmiyo
Gözünü sevdiğim topacık gelin
Ganım senden başkasına akmıyo

Kanı kaynamak:İçi ısınmak,sevmek.
Yarimsin de ne gelmiyon yanıma
Heç de ganım gaynamıyo kanına
Gavur olsa dönderirdim dinime
Kız seni kendime eş edemedim

Kapı beklemek:Kapı beklemek.
Yarim evleriniz ne aman uçda
Çok gapı bekledim boranda gışda
Bi zengin turist de seni isterimiş
Varsayıdın sevdiğim gediyom işde

Karabeytullah’a yüz sürmek:Hacc’a gitmek.
Dolu vurdu bağlar vermez üzümü
Sevdana düşeli yakdım özümü
Zalım anan seni bana verirse
Karabeytullah’a sürsün yüzünü

Karılık etmek:Eş olmak,avrat olmak.
Çerçilerden sabun aldım arılık
Kız senin yoluna oldum sarılık
Beni gor da bi kötüye varırsan
Vardığın gocaya etme garılık

Kavil kurmak:Anlaşmak.
Bir ay galdı yaylalardan göçmeye
Buzlu buzlu sularını içmeye
Belem Abdilinen bi gavil gurduk
Yayladan enince alıp gaçmaya

Kebab asmak:Düğün,toy etmek.
Seyrekbasan derler ben sık basarım
Geriden geriye yare küserim
Eğer nazlı yarim benim olursan
Mektebin önüne kebab asarım

Kesesine koymak:Hesabını görmek.
Bir elma veriyim yer misin yarim
Sırrımı ellere der misin yarim
Emmimin oğlu da üç deynek vurdu
Onu kesesine gor musun yarim

Kınalı beşik sallamak:Ana olmak.

Azziye’de yanar bir yeşil ışık
Kız senin yoluna ben oldum aşık
Beni gor da yadellere varırsan
Böğründe sallama gınalı beşik

Koynuna girmek:Evlenmek.

Gel hele gel hele ne vereceğim
Yayladan geliyom gül vereceğim
Beri bakıp da yönün öte çevirme
Nasıl olsa goynuna ben gireceğim

Koynunda kötü yatmak:Kötü ile evlenmek.

Emirdağ’ın oylumunda gar yatar
Güzeller kendini yüksekden satar
Ma(ğ)rullanma güzelliğim var deyi
Dilerim goynunda kötüler yatar

Koyun olup kapınızda melemek:Her isteğe razı olmak.

Haney evi delik delik delerim
Taşın alıp toprağını elerim
Dünür saldım gavur anan vermezse
Koyun olur gapınızda melerim

Kötünün harcı olmak:Kötü ile evlilik yapmak.
Şu dağların burcu musun
Dil bilmeyen Gürcü müsün
Kurban olam sarı gelin
Sen kötünün harcı mısın

Kötüyü sarmak:Kötü ile evlenmek.
Dereden akıyo bi goygun ırmak
Aman ne zorumuş yarden ayrılmak
Siz de beni gınamayın ahbablar
Bana mı vergili kötüyü sarmak

Kötüyünen vakit /hayat/ geçirmek:Kötü ile evlilik yapmak.

Çiçekli bahçeye inemeyenler
Bahçanın gülünü deremeyenler
Günde kötüyünen hayat geçirir
Güzel sevmesini bilemeyenler

Kötülere gelinlik etmek:Kötü ile evlilik yapmak.

Yarin güllerin yadeller derer
Ağlama gözüyün sürmesi gider
Benim sarmalara gıyamadığım
Getmiş kötülere gelinlik eder

Köynek etmek:Sadaka vermek.

Averen’e gittim atın otuna
Yeşildağ’ın kızlar güldü aklıma
Eğer nazlı yarim benim olursan
Köynekler ederim yedi yetime

Kurbanlar olmak:Feda olmak,yoluna ölmek.

Halat urgan boğazında dolalı
Mor beliği fışkılarda beleli
Üç ay oldu yarim asker olalı
Destan yazdım kuşağımda dolalı
Gurbanlar olurum sarı kızıma
Sürmesini çekmemiş ela gözüne

Kurbanlık gitmek:Feda olamak.

Gayıştandır Arif Bey’in kuşağı
Gurbanlık gediyo Mustuk Uşağı
Beynimde patladı domdom fişeği
Aman Arif Bey’im öldürme beni
Mermer direklere sardırma beni

Kuru selama oturmak:Selama dahi razı olup beklemek.
Koyunu garşıya yatıraca(ğı)m
El edip yarimi getirece(ği)m
Eğer yarim asker olur gedersen
Bir guru selama oturaca(ğı)m

Küşümlenmek:Hayalanmak,udlanmak.
Yağmur yağar hışım hışım
Gün görmedi benim başım
Hem udluyum hem küşüm
Dağda daşda geçti yaşım

L
(İ)Lazım olmak:Lazım olmak.
Mecbur oldum evinize varıyom
Seni gördüm ılgıt ılgıt eriyom
Verildin mi deyi niye soruyon
Daha ben sana ilazım mıyım

Lepçek lepçek yağmak:Parça parça dağılıp savrularak yağmak.
Bir çift durnayıdım göründüm belden
İçerim yanıyo ne gelir elden
Lepçek lepçek yağar dağların garı
Vergili gızların yokdur gaderi

M
Mağrurluk (Marulluk) gelme: Gururlanma(k).

Hiç burun indirmez yeşil buzluya
Bi ma(ğ)rulluk geldi büyük gızlıya
Beniminen konuşamazdı yarim
Meyil verilmez mi garagözlüye

Mayhar etmek :Teşhir etmek.Rezil rüsva etmek.
İnip de gettiğim Zilliğin çölü
Başına dolandığın berdinin gülü
Sana diyom sana Deve’nin Deli
Elalem içinde mayhar etme beni

Mektubunan konuşmak:Mektup ile anlaşmak.
Altın şakşağım şak şak
Küstüyüsen barışak
Aramız uzak düştü
Mektubunan konuşak

Merağı dağılmak:Sıkıntıyı atmak.
Dağa gitmiş dağılmamış marağı
Saçmayınan dağlamışlar yüreği
Sen idin evimizin altın direği
Gurbanlar olurum goç babamoğlu
Kekeçler geliyo gaç babamoğlu

Meyil /gönül / bağlamak:Gönül vermek.
Karagözlü yeşil gelin ağlama
Ben yolcuyum beni yoldan eyleme
Dolaşıp yanına vardığım zaman
Yar kötü gocana gönül bağlama

Mezara indirmek:Öldürmek.
Haydi gedek allı gelin bazara
İnce beli verdirelim hızara
Beni gor da bi kötüye varırsan
Dut elimden kendin endir mezara

Muraza ermek:İstediğine ulaşmak.
Açılmadık bahçeden gülleri deren
Ölümlü dünyada dengini soran
Önüne goyup da sonunu yoran
Ölür gider bi muraza eremez

N
Nakış atmak:Dokumak.
Diğnene diğnene çıkdım yokuşu
Yakdı beni gözleriyin bakışı
Boyunu sevdiğim gız allı gelin
Kilimin üstüne atar nakışı

O
Odaya misafir olmak:Bir gece beraber olmak.
Dolanı dolanı vardım bademe
Sakın meyil verme kötü adama
Canını sevdiğim topacık yarim
Bir gececik misafir ol odama

Olur olmaza sır vermek:Derdini herkese açmak.
Leblebi şekeri atma bulgura
Ayrılsak yarim açılır yara
Her olur olmaza sır verin zere
Mert ol da sevdiğim ayrılmayalım

Ölümünen(olsa gene)bozmak:İşe,kesinlikle,rıza göstermemek.
Ak kağıda yazı yazar ellerim
Bülbül gibi ağıt eder dillerim
Onbeşimde yeni açdı güllerim
Acep ne olacak benim hallerim
(Ölümünen olsa gene bozarım)

Ölü soykası geydirmek:Ölü elbisesi giydirmek.
Evimizin önü bulgur sokusu
Geçtim’ola yar babayın ö(f)kesi
Sana diyom sana ey nazlı yarim
Sana geydirirler ölü soykası

Ölmez bellemek:Ölmez bellemek.
Tan yıldızı gibi doğup parlama
Usul yörü çok kendini sallama
Ölürüm vallahi ölmez belleme
And içer yanına gelmem bi daha

Ömüre zarar olmak:Boşa olmak.
Saçını yumuş da zülfünü darar
Gel bi sarılalım boyumuz garar
Anan seni bi kötüye verecek
Kötüye varması ömüre zarar

P
Pırna pırna kaçmak:Hemen dağılmak.
Hemi motur goşar hemi de biçer
Gırklığı yeyince çam gibi düşer
Yanındakiler pırna pırna gaçar
Heç mi erkekliğin yoğudu çoban

Perçem bağlamak:Baş bağlama.

Deniz kenarında balık avlarım
Dost yoluna perçemimi bağlarım
Ellerin yari gelip geçtikçe
Elimi goynuma sokar ağlarım

S
Sarılıp yatmak:Sevdiğini almak.
Kuyunun başında bir güzel yatmış
Ağacın dalına guş yuva yapmış
Benim öpmelere gıyamadığım
Ellerin oğluna sarılmış yatmış

Seni orda beni burda melet(mek):Karşılıklı ayrılık çekmek.
Adaçalı öte yanın meredir
Derdine yanıyom yedi senedir
Kız senin anan da ne gavur ana
Seni orda beni burda meledir

Sevda çekmek:Sevda çekmek.
Tepenin başına badem dikerim
Bağlar arasına bostan ekerim
Sevda nedir bilmiyodum sevdiğim
Ben senin yoluna sevda çekerim

Sevdiği sevgiyi ellere verme:Sevdiğinden ayrılmak.
Guyunun başına gelip de durma
Şu cahil ömrümü boşuna yorma
Gel bi sarılalım dalgalı yarim
Sevdiğim sevgiyi ellere verme

Sıraya sofraya katılmak:Adam saymamak.
Nazlı yar gaçalı ben oldum deli
Durgun durgun akar Eber’in gölü
Pek mi güzel sandın Cılbağın dölü
Sıra sufraya gatan yoğudu

Sırrını saklamak:Sırrını saklamak.
Yaşım onbeş daha bekleyece(ği)m
Kız anam sırrını saklayaca(ğı)m
Gel yarim derdini söyle sen bana
Derdini derdime ekleyece(ği)m

Siğim siğim ağlamak:İçten,sessiz ağlamak.
Gar(ü)seyin mavzerini yağlıyo(r)
Haçça gelin siğim siğim ağlıyo(r)
Mavzerin gurşunu dağı deliyo(r)
Aman Arif Bey’im öldürme beni
Mermer direklere sardırma beni

Son gürlüğü vermek:”Yürü kulum”demek.
Künde sabahınan ötüşür kumru
Gurbette geçiyo gençlerin ömrü
Suya giderken uğradım size
Allah son gürlüğü verecek size

Soyka kalmak:Ölü eşyası olmak.
Doğan aylar gibi doğdun karşımdan
Olanca aklımı aldın başından
Güzelliğin soyka kalsın başından
Balınan yoğrulmuş ellerin senin

T
Tabağına postu atılmak:Alnına yazılmak.
Gutmu yorganıyın ucuna basdım
Sarılıp yatmıya varıdı kasdım
Kehribar dudaklı gül yüzlü dosdum
Senin tabağına atıldı postum

Tadını almak:Tadını almak.
Gonakta oturanlar bey mi kadı mı
Payton koydun kırbeygirin adını
Aldılar elimden nazlı yarimi
Otuz günde alamadım dadını

Takı takmak:Nişanlanmak.
Köyiçine çıktım dövülür soku
Yarin bahçesinden geliyo koku
Bir senelik yarim elden gidiyo
Gel otur yanıma dakıyım dakı

Tane tane teneler(Dane dane daneler):İşin usulüne göre olması.
Yel vurdukçe tane tane teneler
Pirenler üşüyo geçti seneler
Sevdiğine varamayan gelinler
Geceleri uykusunda belinler

(O)tarakta bezi kalmamak:İşten vazgeçmek.
Yüce dağ başında özüm kalmadı
Yandım ateşine sözüm kalmadı
Bana da diyorlar ayrıl yarinden
Benim o darakta bezim kalmadı

Tasasından ölmek:Haddinden fazla tasalanmak.
Peri kız diyolar kırık çeşmeli
Beni yarım ayrılığın pişmanı
Koynuna soktuğu gümüşlü aynı
Tasasından öldürüyo düşmanı

Taşın alıp toprağını elemek:Her sıkıntısına göğüs germek.
Minareyi delik delik delerim
Daşın alır toprağını elerim
Sen bir koyun olsan ben de bir guzu
Sen döndükçe ardın süre melerim

Turna cıgası:Turna süsü.
Ekinler erir de verir gılıfı
Durna cıgasına benzer zilifi
Az(ı)rail can almıya gelinci
Sen orda ver ben burda urufu

U
Urgana takılmak:Asılmak.
Galeysiz gap çizilir mi sergene
Kötüyünen girilir mi yorgana
Benim sevdiğimi bana verseler
Göynümünen dakılırım urgana

Uğrun uğrun (gözyaşı ) silmek:İçten içe ağlamak.
Ağılören yönün beri bakıyo
Kız senin efkarın beni yakıyo
Tomurcuk tomurcuk terin kokuyo
Al benim mendili sil uğrun uğrun

V
Vardığı kocada gözü olmak:Mutlu evlilik yapmak.
Sıvalı evlerin tozu mu olur
Şu Emirdağı’nın yazı mı olur
Sevdiğine varamayan gızların
Vardığı gocada gözü mü olur

Vergili olmak:Sözü kesilmiş olmak.
Pörnek’ten yükledim bir ga(ğ)nı gamış
Nazlı yar elini bö(ğ)rüne gomuş
Dünür saldım gavur anan vermemiş
Bacımın oğluna vergili demiş

Y
Yar etmek:Sevmek.
Yörü dedim güzel yörüdemedim
Dağın karı gibi eridemedim
Onbeşimde bir yar sevdim başıma
O’nu da kendime yar edemedim

Yaraya tuz basmak:Acısını bir kat daha arttırmak.

Top top edip yar zülfünü darama
Beni koyup bir yar daha arama
Mühür gözlüm n’ettim senin anana
Melhem deyin tuz basdırdı yarama

Yarım hasıra gurban etmek:Hiç yardım etmemek.
Yaylaların daşı yarim bi sıra
Ben gelin gediyom galma gusura
Yarim nerde görse gaçalım diyo
Anam gurban eder yarım hasıra

Yaz var yayla var:Görülecek güzel günler var.
Çoban da çoban gavalını çalar
Şavkı’nın sevdiği ne goygun ağlar
Ağlama sevdiğim yaz var yayla var
Üstümüzde duran Gadir Mevla var

Yazıyı bozmak:Kadere karşı gelmek.
Balkona oturmuş bir gelin gezer
Almış galemini hep destan yazar
Kuyunun başında iki cadı var
Allah’ın yazdığı yazıyı bozar

Yekinip yetmek:Son gücünü kullanarak yetişmek.
Yekindim de yetemedim ardından
Öleceğim sandım senin derdinden
Bi su içdim nazlı yarin yurdundan
Teneşirde yunacağım kahrımdan

Yıl orucu tutmak:İsteğin yerine gelmesi için yıl orucu adamak.
İstanbul’a geder gurban satarım
Dertlerimi yüreğime atarım
Kısmet olur eğer seni alırsam
Yedi sene yıl orucu dutarım

Yıldızı düşmek/düşük olmak:Kaderi kötü olmak.
Azziye’de yanar bir yeşil ışık
Baş ucuma go(y)dum babasız beşik
Gınaman emmiler yıldızım düşük
Gurbanlar olurum civan eşime
Yirmibeşimde bu da geldi başıma

Yol ayırımına gelmek:İşin sonuna gelmek.
Şu dağların oylumuna
Kuşlar gonar yaylımına
Kurban olam topak gelin
Geldik yolun ayrımına

Yolunu beklemek:Yolunu beklemek.
Bizim yayla serin olur yatmıya
Posta bulamadım mektup atmıya
Mektubunu sağ cebimde sakladım
On yıl oldu yar yolunu bekledim

Yolundan eylemek:Yolundan alıkoymak.
Tan yıldızı gibi doğup parlama
Yavaş yürü yar kendini sallama
Kendinden kötüye meyil bağlama
Kötüler adamı yolundan eyler

Yorgan yırtmak:Sürünmek,acı çekmek,ölememek.
Karalar geyinmiş binmiş yaylıya
Gece gündüz yalvarırım Mevlaya
Bizi ayıranlar yorgan yırtıyor
Gurban olsun baban yalan dünyaya

Yüreğin yağı erimek:Sevda çeke çeke hali kalmamak.
Köyün ötesinde varıdı bağı
Eridi galmadı yüreğin yağı
Unuttun mu yarim Senem’in evi
Unutacak dert olmadı sevdiğim

Yüreğin yağı kalmamak:Sevda çeke çeke hali kalma mak.
Ne aman yüksektir şu Emirdağı
İğdenin dalında var asma bağı
Kaç senedir yar peşinde goşarım
Eridi kalmadı yüreğin yağı

Yüreğine dert olmak:Acı iz bırakmak.
Leyleğin yuvası ince dald’olur
Yari kötü olanın gözü eld’olur
Sevip sevip sevdiğini almayan
Ölür gider yüreğine derd olur

Yürekten sevmek:Özden sevmek.
Şafağınan şimşek atar yırakdan
Yatamıyom gaygı ile merakdan
Eller az sevmiş ben de yürekden
Yürekten sevmişim ayrılamıyom

Zarından zıngıldamak:Şerrinden korkmak.
Eğildim de bir daş aldım harımdan
Geç diyorlar ben geçemem yarimden
Bana bu derdinden ölsün demişler
Emirdağı zıngıldıyo zarımdan

…..
EMİRDAĞ TÜRKÜLERİ’nden
Yazda ayların günlerin taze
Sürmeleri çektin mi sen ela göze
Benden selam söylen sevdiğim gıza
Vermiş cevabını girelim güze
(Davulga Türküleri–Ümit Diplomat)

Akşam olur her dereler serinler
Benim derdim gızlar değil gelinler
Gocasını beğenmedik gelinler
Uyur uyur uykusunda belinler
(Karacalar Türküleri/Ömer FarukKöse)

Garşıdan beriden allanıyo(r )sun
Ben gözelim deyin sallanıyo(r)sun
Anan seni bi kötüye veriyo
(Pınar Halaç / Cengiz Akın)

Halelleşdik okumuya gederken
Eller bizi gördü ışmar ederken
Yarinen emişik yayıldıyıdık
Ağaç çicek açıp bağı budarken
(Mehmet Hayri Alhan -Yeniköy-)

Darabulus bağlar yarim beline
Gurban olam getticeğin yoluna
Eller guş gondurmuş gülün dalına
Biz gondurmak bizim dallar boş galsın
(Ali İhsan Aygurlu/Emirdağ)

Haydi gedek gıyak gelin bazara
İnce beli verdirelim hızara
Beni goyup bi kötüye varırsan
Tut elimden indir beni mezara
(Hüsnü Türkmen/Emirdağ)

Ali Kuyusu da bi uzun guyu
Guyu da vermiyo yarime suyu
Codar mı saracak o uzun boyu
Sardırmam Codar’a alırım seni
(Şevki Yılmaz/Soğukkuyu

Tomafilinen gelir geçerim
Gözeller içinde yari seçerim
Alıyon mu Guldur Bayram yarimi
Vallahi altından alır gaçarım
(Hatice Özgür / Suvermez)

Bizim mahallenin ardı pürümüş
Salınarak gelen nazlı yarimiş
Bu yardan ayrılmak ne de zorumuş
Bi ayarsız bi gözeli yerimiş
(Emir Demir/Suvermez)

Elinde nalini geymez götürür
Kötüye varanlar yatmaz oturur
Bu sevginin sonu ayrılık getirir
Ayrılma sevdiğim eller gülüşür
(Zeliha Yıldırım/Suvermez)

Halil Emmi’m boynuzların yay gibi
Telli Gelin garnındaki tay gibi
Mazoğlu’m yeni doğmuş ay gibi
Sadık’dan mı sandın gene Mazak’dan
(Nesli Edeer /Suvermez)

Suvermez de gözellerin yeridir
Gız senin aşkın da beni eridir
Eridim akıyom gardan dereden
Göğ ela gözlü yarden gelirim
(Fatma Ede/Suvermez)

Bizim gonduğumuz Emirdağı’ydı
Şirin olur mayaların havıdı
Nişannım diye de güveniyodum
Gara Hasan heç aklımda yoğudu
(Gülendam Edeer/Suvermez)

Yarim pencereye vermiş perdeyi
Ben bi taze gülüm almam gedeyi
Ne aman asardım ben bu gedeyi
Kör köslü boyunlu keseğen gözlü
(Niyazi Gökşen/Suvermez)

Camızdandır Çiftlikli’nin süreği
Yer yarimi yarın sivrisineği
Sana diyom sana dalgalı yarim
Nerde buldun Kımırlar’ın savağı
(H.Mehmet Öztürk/Suvermez)

Sıra sıra Azziye’nin gurnası
Benim yarim Ekizce’nin durnası
Sana diyom sana Niyazi Efendi
Böyükşehir İstanbul’un hurması
(Fadime Ergüneş/Pörnek)

Evimizde (i)radyomuz çalıyo(r)
Gözünden gülerek gene geliyo(r)
Allah aşkı gelme bize sevdiğim
Anam benim saçlarımı yoluyo(r)
(Akkız Akın/Suvermez)

Emirdağı derler yolun sağında
Bir çift gözel gördüm Emirdağı’nda
Senin gözelliğin ……. bağında
Çöz gelin ………… bayram edelim
(Mehmet Ali Ertorun/Tuğluk)

Minareyi delik delik delerim
Daşın alır toprağını elerim
Dünür saldım eğer anan vermezse
Koyun olur gapınızda melerim
(Necdet Yılmazer/Kuruca)

Ilıyı ılıyı geliyo yazlar
Goçunu saldığım goyunlar guzlar
Hanıya o eski gelinler gızlar
Gelininen gızı bir mi dutarlar
(Ömer Faruk Köse/Suvermez)

Ekinler orak oldu
Ayrılık yaman oldu
Getti yarim gelmedi
O bana merak oldu
(Nuri İn/Karacalar)

Derelerin yeşilliği geçdi mi
Yaylalara gonan evler göçdü mü
Söylen nazlı yarim benden geçdi mi
Ölmeyinci gönül yarden ayrılmaz
(Ömer Aytek/Emekli öğretmen

Uzunumuş Eyiplerin pecesi
İlkin Çete son(r)a Cemil gocası
El asbabı yuyo yarin anası
Varma yarim minarenin gırığı
(Zeytin sırığı)
(Mustafa Halaç-Çete-/Emirdağ)

Boynuma doladım allı dolama
İnadımdan almam diyom anama
Melhem deyin tuz doldurdu yarama
Ağı verin öldürüyüm anamı
(Kadın Özgür/Suvermez)

Yüksek minareden ezen okunur
Ezenin sedası bana dokunur
Duydum nazlı yare gına yakılır
Gınanı yakan eller gırılsın
(Döne Özkara/Suvermez)

Karacalar derler çukurun içi
Güzel gelinlerin sallanır saçı
Ne sen bana doydun ne ben sana
Gediyom gurbete yükledim göçü
(Abdullah Özkurt/Suvermez)

Anama göstermen soğuk yüzümü
Derde goydum garibanın özünü
Çok dedi de dinlemedim sözünü
Hakkınızı helal edin erenler
(Garadayı-Şükrü Pınar/Emirdağ)

Emirdağı derler benim düneğim
Dert üstüne dert bağladı yüreğim
Gadir Mevlam şudur senden dileğim
Kötülere gul eyleme yarimi
(Abdullah ÖZKURT/Suvermez)

Ak kağıda yazı yazar ellerim
Bülbül gibi şarkı söyler dillerim
Onbeşimde yeni açtı güllerim
Şu zalım babamın yüzünden soldu
(Mehmet Öncül/Alikel)

Yarimin adına diyolar ……….
Elime aldığım gülünen nergiz
Benim yarime de çirkin diyolar
Ayın yanındaki par(ı)lak yıldız
(Afet Korkmazer/Suvermez

Kara tren iskelede kışlanır
Nureddin’im Erzurum’da yaşlanır
Bu aylarda Nureddin’im gelmezse
Gül mememin araları paslanır
(Şükrü Pınar-Karadayı/Emirdağ)

Kuyunun başında nesi varımış
Beni del’etmeye kastı varımış
Yarin benden başka dostu varımış
Söyle allı yarim derdini söyle
(Hamza Tezel-Yılmaz Tezel/Karacalar)

Yeşil olur camilerin kubbesi
Yaktı beni Han köyünün kahbesi
Vallahi çalmadım camiden kilim
Kilimin yerine sevdim bi(r) gelin
(Taki Eryürük/Dereköy

Şu Emirdağı’nda satılan tütün
Şube askerini topladı bütün
Gelin arkadaşlar biz de gedelim
Kızlar öksüz kalsın gelinler yetim
(Abdullah Özkurt/Suvermez)

Manastırın çiçekleri sarıdır
Nazlı yarim her çiçekten arıdır
Değmeyin güzele asker yaridir
Ataş düşsün gız babayın evine
(Ömer Faruk Köse/Suvermez)

Ataşlar düşsün de yan Emirdağı
Gediyom askere gal Emirdağı
Ardı kırk belikli galan gızları
Bu yıllık sılaya sal Emirdağı
(Pınar Halaç/Emirdağ)

ASKERLİK TÜRKÜLERİ
Şu Emirdağı’nda satılan tütün
Şube askerini topladı bütün
Gelin arkadaşlar biz de gedelim
Kızlar öksüz kalsın gelinler yetim
(Abdullah Özkurt/Suvermez)

Ataşlar düşsün de yan Emirdağı
Gediyom askere gal Emirdağı
Ardı kırk belikli galan gızları
Bu yıllık sılaya sal Emirdağı
(Pınar Halaç/Emirdağ)

GÜZELLEME’den
Bağlıca gözelleri hep sarı saçlı
Suvermez kızları ak hilal kaşlı
Alibeyce kızları hep inci dişli
Baba bana bi çift güzel alıver

(Fakı Edeer/Emirdağ)

EMİRDAĞLARINA KARA GİDELİM
Emirdağlarına kara gidelim
Ayvadan usandık nara gidelim
Buranın güzeli gönül eylemez
Güzeli bol olan yere gidelim

Emirdağı birbirine ulalı
Altın yüzük parmağında dolalı
Başın mı büyüdü gelin olalı
Ben seni kız iken seven oğlanım

Emirdağı bir geçmeyle yol olmaz
Altın yere düşmeyle pul olmaz
Fadime’yle bi(r) gececik yatmayla
Adı çıkar amma kendi dul olmaz

Fadime’mi al tayıma bindirdim
Emirdağ yaylasına indirdim
Gelin arkadaşlar yanıma gelin
Fidan boylu Fadime’yi aldırdım

Emirdağ derler yüksek galeli
Anamdan doğalı başım belalı
Alt(ı)ay oldu ben yarimden ayrıldım
Yüzünü görmedim gelin olalı

Bilemedim yaylanızın yolunu
Saçım uzun bağlasınlar golumu
Gavur anan seni bana vermezse
Yemin ettim keseceğim yolunu

Aşamadım Emirdağı başından
Yatamadım hayalinden düşünden
Azm’oldu ben ayrılalı eşimden
Kızıkan barabar olan benidim

Dolan ey sevdiğim dağları dolan
Ara bul sevdiğini dünya yalan
Dünyayı verseler istemem kalan
Kimdir nazlı yarımım elimden alan

Emirdağı ne belalıaşın var
Yasdık olup yaslanacak daşın var
Şu dağlarda bir gelinnen işim var
Kızıkan barabar olan benidim

Gapıya bağladım gınalı goçu
Harmanlar galdırdım yar senin uçu
Al bohçanı düş ardıma gedelim
Gareser damları hep bizim uçu

Meşeler güvermiş varsın güversin
Söyleyin huysuza durmasın gelsin
Varmasın kötüye asılsın ölsün
Kötü adamın var ömrünü yok eder

Eğilmiş yere iğdenin dalı
Yüzüne dökülmüş erbinin alı
Kocan kötü ne’der bu kadar malı
Kötü adamın var ömrünü yok eder

Ne aman zorumuş dokuzun gışı
Gurulu yay gibi yarimin gaşı
Yar aman dedikçe büyüdü başı
Ben seni gız iken seven oğlanım
(Anonim)
*”Emirdağlarına Kara Gidelim”ve”Meşeler Güvermiş” TRT reper tuarına ayrı türkülermiş gibi geçmiştir.
AĞIT
SUVERMEZ KÖYÜ’NDEN CEMAL KÖSE’NİN ÖLDÜRÜLMESİ ÜZERİNE EŞİ ZÜBEYDE:
Keşif getti Kürekli’nin deriye
Çezin işliğini bakın yarıya
Garlı garlı dağlar girdi arıya
Gurbanlar olurum civan eşime
Yirmibeşimde bu da geldi başıma

KEZBAN TÜRKMEN DE KARDEŞİ CEMAL’E
Evimizin önü Azziye yolu
Ben senin yoluna olurum deli
Senidin babamın goçyiğit oğlu
Gurbanlar olurum goç babamoğlu
Düşmanlar geliyo gaç babamoğlu
ÖZCAN TÜRKMEN

ZALIM POYRAZ
Zalım boyraz gıcım gıcım gıcılar
Yürekden çıkmıyo goygun acılar
Su yolunda suya geden bacılar
Bacılar içinde yarim var benim

Keklik gondu bozardıcın başına
O da yanık yanık öter eşine
Gülmeyin a dostlar gözüm yaşına
Ben selvi boylu yardan ayrıldım

Susanın üstünde bi gara yaylı
Gediyom gurbete ağla gal gaylı
Sevdim sevdim alamadım yar seni
Gızını oğluma alıyım baylı

Balkona oturmuş bi gelin gezer
Almış galemini hep destan yazar
Guyunun başında iki cadı var
Allah’ın yazdığı yazıyı bozar

Bahçeye inmiş de gül gibi gezer
İnsan sevdiğinden böyle mi bezer
Üç dört cadı bi araya gelmişler
Allah’ın yazdığı yazıyı bozar
Söz : Mehmet AYDIN
Ezgi:Emirdağ Abdalları
(Ömer Faruk Köse/Suvermez)

AL FADİMEM
Al Fadime’m bal Fadime’m
Yanakları gül Fadimem
Uyan uyan zabah oldu
Namazını gıl Fadime’m

Al Fadime’m gürcü müsün
Sen yaylanın burcu musun
Gurban olam topak gelin
Sen kötünün harcı mısın

Evlerinin önü yoldur
Yoldan geçen garagoldur
Gurban olam topak gelin
Gel desdini bizden doldur

Al Fadime’m suya geder
Su yolunda çalım eder
Çalım etme al Fadime’m
Ben cahilim aklım geder

Al Fadime’m bal Fadime’m
Yanakları gül Fadime’m
Göğsünden güllerin düşmüş
Geri dön de al Fadime’m

Goyun yola çizilirdi
Bağlı ipler çezilirdi
Hadımımış gavur oğlu
Bağlı olsa çezilirdi

Evlerinin önü kepir
Atlı geçer güpür güpür
Gurban olam sarı gelin
Gel de bizim evi süpür

Alınan mı morunan mı
Altınların gorunan mı
İsterim de vermezseler
Gaçırması zorunan mı

Evleri de sarı boya
Ben vurgunum sizin soya
Sizin soyda bi gözel var
Saramadım doya doya

Engin derelerden geçdim
Soğuk sularından içdim
Ne talihsiz başım varımış
Gadersiz bir yare düşdüm

Şu dağların oylumuna
Guşlar gonar yaylımına
Gurban olam topak gelin
Geldik yolun ayrımına
(Alihsan Aygurlu/Emirdağ)

SEYREKBASAN’dan
Suvermez diyo(r)lar engin ovalı
Guyular gazdırdım maden guvalı
Yok mu içinizde ağzı dualı
Dua edin ben yarimi alıyım
(Seyrekbasan/NURİ DEMİR/Suvermez)

ALTINIMI BEN BOYNUMA DİZERİM
Hamzahacılı Köyü’nde iki genç birbirini sever.Oğlan orta okulu bitirdikten sonra Emirdağ’da lise olmadığı için Lise okumaya Afyon’a gider.(Bir rivayete göre de Kur’an Kursu’nda okumaya Afyon’a gider)
Güzelliği dillere destan olan kız,ayrılık hasretinden yanık türküler söyler.Hamzahacılı çeşmesi önünde gördükten sonra başka bir köyden birisi,kıza dünür olur.Başlık parasının çok verilmesiyle kız ,o zengin oğluna biter.
Kız Afyon’a sevdiği oğlana mektup yazar. Mektup, oğlana,geç ulaşır. Sevdiğinden haber alamayınca oğlana şöyle seslenir:

Altınımı ben boynuma dizerim
Ağlayı ağlayı destan yazarım
Gönülsüz kötüye veriyo ağam
Ölümünen olsa gene bozarım

Divane mi deli miyim hele ben
Bir yar için dolaşırım çöle ben
Bana da sevdiğinden vazgeç diyolar
Deli gibi sevdim ayrılamam ben
….
(Emine ARI/Hamzahacılı)

KASIM ÇAVUŞ’UN TÜRKÜSÜ
Kasım Çavuş ve Nazil düşman iki ailenin çocuğudur. Emirdağ Türkmen Köy’de yaşarlar.Çocuk yaştan beri birbirlerini sever-ler.Kasım Çavuş,Nazil’i babasından ister ama vermezler.Nazil aynı köyden bir başkasına verilmek istenir.
Nikah için Emirdağ’a gelinirken Kasım Çavuş ile babası, arabanın önünü Çandır’ın Dere’de keserek ölüm pahasına Nazil’i almak isterler.
Tartışma silahlı çatışmaya dönüşür.Arabacı ve Gede Düm bek,Kasım Çavuş tara-fından vurulur.Nazil de yaralanır.Kasım Çavuş ve babası Emirdağ’a gelerek jandarmaya teslim olur.Kasım Çavuş sekiz, babası da dört yıl hapis cezası alır. Nazil,Kasım Çavuş’un cezası bitene kadar kimseyle evlenmez.Ceza bitiminde ikisi evlenir.
Kasım Çavuş’un hapishanede söylediği türkü zamanla anonimleşir.
Bulunabilen dört tane dörtlük şöyle:
Kasım Çavuş derler bi(r) ince uşak
Sağ eli dabanca sol eli bıçak
Gelin arkadaşlar yanıma gelin
Af(ı)yon damına serildi döşek

Salı günü mavzerimi yağladım
Çandır’ın Dere’nin yolun bağladım
Baktım Nazil’im dönmüş gediyo
Elimi goynuma soktum ağladım

Af(ı)yon’dan geldi benim gararım
Var mı Gede Dümbek sana zararım
Gınaman beni emmi dayılar
Nazil’i yitirdim onu ararım

Arabacı arabayı çevirdi
Kasım Çavuş bi gurşunda devirdi
Nazil’im de yandım deyi bağırdı
Allah Allah buna can mı dayanır
(AyşeDudu Dönmez /Türkmenakören)

KARA HÜSEYİN TÜRKÜSÜ
Kara Hüseyin ile Kel Hasan (Keloğlan) iki kardeştir. Çevrelerinde mertlik ve yiğitlikle tanınırlar.
Kara Hüseyin Suvermez’den Filiğin Haçça’yı sever. Hati cenin ailesi kızı vermek istemez.Kara Hüseyin tarafı ısrar eder.Bunun üzerine kız tarafı bunları Yarbay Arif Bey’e şikayet ederler(Arif bey milis reisidir.).
Arif Bey,Kara Hüseyin’in dağdan inmesini istediğini kendi ne hep iletmektedir.
Bu olayı da fırsat bilerek Kara Hüse-yin’in dağdan inmesi ni,kendisine böyle yaparsa kötülük gelmeyeceği haberini gönderir.
Keloğlan bundan şüphelenir,ağabeyine inmemesini tavsi ye eder.Herşeye rağmen Kara Hüseyin Arif Bey’in isteğine uyar.Ovaya iner.
Suvermez’den Haçça’yı kaçırır ;atın terkisinde giderlerken Horan civarında Belce mev-kiinde kardeşi olduğu halde Arif Bey’in adam-larınca sıkıştırılır.İki kardeş arkasından gelen köylülere altın saçarlar(Bir rivayete göre yardım etmeleri için altın saçarlar; bir rivayete göre de üstlerindeki altın keselerini düşürürler.)
Teslim alınıp Emirdağ’a getirilirler.İnkılap İlkokulu’ndaki mermer direklere sarılarak öldürülürler.
Arif Bey halka ibret olsun diye cesetleri üç gün direklerde sarılı durdurur.
Bu ağıt, Kara Hüseyin’i çok seven köylülerince yakılmıştır.
Zamanla türkü şekline dönüşmüştür
Hatice Akın(Filiğin Haçça)’ın ağzından Ömer Faruk Köse’nin derlemesi şöyle:
Gar(ü)seyin mavzerini yağlıyo
Haçça gelin siğim siğim ağlıyo
Mavzerin kurşunu dağı deliyo
Aman Arif Bey’im öldürme beni
Mermer direklere sardırma beni
Af(ı)yon damını yardım da gaçdım

GILDOLAK TÜRKÜSÜ
Kurtuluş Savaşı yıllarında Anadolu’daki eşkiyalardan biri de Emirdağ Demircili Köyü’nden asker kaçağı GILDOLAK lakaplı Mehmet’tir.
Soygun,kız kaçırma vb suçlurdan aranan Gıldolak,Emir Dağları’na çıkar..Gıldolağı yakalamak için peşine düşen jandarmalar, yanlarına Karacalar köyündenGIDI MEHMET ile GARA SEYİD’i de alır.
Uzun süren takipten sonra Karataş mevkiinde eşkıya sıkış tırılarak vurulur.Ölüsü kağnı ile köye indirilir.Karısının yaktığı ağıt zamanla türküleşir:

Gümüşdendir Güllü Gızın darağı
Çatalımış Gıldolağın yüreği
Üç gurşunda gırıldı mı küreği
Alınan avlandım ona yanarım

Kaşları gara da gözleri üzüm
Gıldolağın boyu gavakdan uzun
İntikam almaya galmadı gücüm
Alınan avlandım ona yanarım

Macaroğlu davar kesti eyledi
Jandarmalar çalılara bağladı
Yağlı gurşun ciğerimi dağladı
Alınan avlandım ona yanarım

Cenazem gediyo Türkmen Köyü’ne
Benden selam söylen Konya Beyi’ne
Ağamı saklıyo dağın çalısı
Geldi gizlice Af(ı)yon valisi

(Pınar Halaç/Emirdağ)

YAŞAR TÜRKÜSÜ
Acı olaylarla biten aşkını Şahan Gürbüz,ağıt ve türkülere döker. Zamanla halk da bunlara ekleme yapmıştır.
Köprüden geçiyodum
Guzuyu seçiyodum
Cemile’min yoluna
Ağular içiyodum

Yalan mıyım söyle
Ben ne deyim
Kader böyle

Sevdiğin ben değil mi
Yarim kibar basmadan
Geydiğin don değil mi
Ne’ttin Cemile
Cıkcıklara yorgan yüzü
Ettin Cemile

Mercimeği burçağınan
Yoldurdum sana
Kır beygirin üstüne
Bindiyidik bile
Cebirinen getirdi dedin
Karakolda bana

Cıkcıkların odası
Gapısında iğdesi
Eyvah geçdi gediyo
Cahilliğin modası
Yalan mıyım Yaşar
Karakolda doğru söyler

Öküz koşarım beyaz
Allah’a ettim niyaz
Kurban oluyum Allah
Cemile’yi bana yaz

Yazdıyıdı bile
Düşman girdi aramıza
Bozduyudu bile

Hökümetin içinde
Biz ayrıldık seçimde
Alabele tireçorap
İskarpinin içinde
Yalan mıyım Yaşar
Karakolda doğru söyler

Cemile sevdiğim bana küstün mü
Unuttun mu gırbeygirin üstünü
Yavı(y)ıdım yar elimden aldırdım
Bilemedim düşmanımı dosdumu
(Fadime Ergüneş/Pörnek Köyü)

OYUN TÜRKÜLERİ
DÜZOYUN
Gedin bulutlar gedin
Yarime selam edin
Yarim yolma yoluyo
Üstüne gölge edin

Çağırdım Satı deyin
Saatı getir deyin
Oturmuş da ağlıyo
Gaderim kötü deyin

Sako giyen garadan
Ne bakıyon aradan
Sana bi çift sözüm var
Şimdi değil birazdan

Ağ sayam allanıyo
Gıyısı pullanıyo
Şu gelen kimin yari
(Ay abam)
Eşkince sallanıyo

LOL LOL LO
Hopla pabuç yırtılsın lol lol lo
Sevda senden gurtulsun lol lol lo
Sırtındakı cancana lol lol lo
El değmeden yırtılsın lol lol lo
Lollollosun yeşil yar loll ol lo
Fistanını sürü yar lol lol lo

Yeşer ekinim yeşer lol lol lo
Dibini keklik eşer lol lol lo
Güzel kızın peşine de lol lol lo
Gıyak uşaklar düşer lol lol lo

Lol lol lo da yeşil yarim lol lol lo
Şimdi bulmuş eşin yarim lol lol lo

Çağırdım geliverdi
Bağrımı deliverdi
Karadutun altında
Bana bi çift gül verdi

Arap atlar aşılı
Çakal atlar goşulu
Şimdi burdan geçecek
Azziye’nin yeşili

Ayva sarı nar sarı
Sarıya gonar arı
Yarime gurban ossun
Azziye’nin ağaları

Minder üstünde minder
Altını üstüne dönder
Gurban olam hakim bey
Yarimi bana gönder
(Fakı Edeer/Suvermez)
Su gelir daşa değer
Kirpikler gaşa değer
Merak etme nazlı yar
Bir gün baş başa değer

(Nuri İn /Karacalar)

GAYDALAMA
Su yolu susam yolu
Oğlan oğlan ay oğlan
Boş geden gelir dolu
Hele yandım oğlana

Desdi gulpun gırılsın
Oğlan oğlan ay oğlan
Yoruldu yarin golu
Hele yandım oğlana

Irafdakı siniler
Oğlan oğlan ay oğlan
İnil inil iniler
Hele yandım oğlana

Gurbetteki yarimin
Oğlan oğlan ay oğlan
Gulakları çiniler
Hele yandım oğlana

OYUN TÜRKÜSÜ
FADİK
Hezin hezin gir gapıdan
Sensin gönlümü akıdan
Yatamadım mis kokudan

Ben yandım aman(aman)
Ellere demen
Oynayışın,sallanışın
Hele bulanışın
Del’etti beni
Kül etti beni(aman aman)
(Anonim)

KIZ KINA TÜRKÜSÜ

Biner atın eyisine
Geder yolun gıyısına
Çığırın gız dayısına
Gız dayısız gelin olmaz

Sağdıcım gınan gutlu olsun
Orda dirliğin datlı olsun

Ben anamın sayasını geymedim
Sinin kesip yakasını oymadım
Ben anamın acı sözün duymadım
Ben anamın sevgisine doymadım

KINA TÜRKÜSÜ
Gınası garılır tasda
(Heeeey)
Oğlan evi pek havasda
Gız evleri gara gara yasda

Sağdıcım gınan gutlu olsun
Orda diriğin datl(ı)olsun

Anamın bitli yorganı
Uykusu datlı yorganı
Ellerin cici yorganı
Uykusu acı yorganı
(Nakarat)
¨ ¨ Anonim

HARMANA SERERLER
Gacerli çeşmesi bir ince yoldur
Doldur allı gelin desdini doldur
İntizar eyle de gocanı öldür
Öldür gocanı da alıyım seni

Deli miyim divane mi hele ben
Bir yar için dolaşırım çöle ben
Bana sevdiğinden ayrıl diyolar
Deli gibi sevdim ayrılamam ben

Harmana sereler sarı samanı
Heç eksilmez Emirdağ’ın dumanı
Gel otur yanıma canım sevdiğim
Ayrılıkm’olur harman zamanı

Guyunun başında ışmar eyledi(n)
Bi sevgi sevdim de pişman eyledi(n)
Keşke bu sevgiyi sevmez olaydım
Beni anamınan düşman eyledi(n)
(Ahmet Urfalı/Emirdağ)

BASMAM YAYLANIZA
Basmam yaylanıza bir daha basmam
Nerden geliyon gülyüzlü yosmam
Ata binmeyinci umudu kesmem
Sözüyün üstünde dur nazlı yarim

Erdir Gadir Mevlam arpayı erdir
Gülyüzlü yarimi yayladan endir
Ağlamakla geçdi şu civan ömrüm
Yılda bir olsa da yüzümü güldür

Emirdağları’nın ardı garm’ola
Salını salını gelen yarm’ola
Annaç çıkıp soracağım yarimden
Acep benden başka yari varm’ola
(Tez Köyü’nden Medet KÖKSAL’dan derleyen Fakı EDEER)

AŞAĞIDAN GELEN KAMIŞ KAĞNISI
Aşağıdan gelen gamış gağnısı
(Sürmelim)
Üstünde oturan Türkmen yavrusu
Benim yarim içinizden hangisi
(Sürmelim)
Hanginizde eğleyim gönlümü

Aşağıdan yukarıya gelirsin
Gel bi sarılalım gavurm’olursun
Asker oldum ben gurbete gediyom
Mektubumu dost elinden alırsın

(Ömer Aytek / Emekli Öğretmen)

SEÇİM TÜRKÜLERİ
Aza edin Hüseyin’i Bidiş’i
Hökümet ediyo size bu işi
Aralıkta yelen Deli Tormuklu
Muhtar mı edecek ……Tıpış’ı
(Nesli Edeer/Suvermez)

YAYLA TÜRKÜLERİ
Yaylıya gel nazlı yarim yaylıya
Emanet eyledim Gadir Mevlıya
Üç ay oldu heç gapıya çıkmıyo
Sanki gavur gızı olmuş evliya

Yaylıya gel nazlı yarim yaylıya
Emanet eyledim Gadir Mevlıya
Üç ay oldu heç gapıya çıkmıyo
Sanki gavur gızı olmuş evliya
Özcan Türkmen

GURBET-AYRILIK
AVRUPA TÜRKÜLERİ
Ahşap binaların demiri mi var
Sevginin ellerde emiri mi var
Gadın anam çok istiyon başlığı
Yarin Avrupa’dan geliri mi var
Abdullah Özkurt / Suvermez

SİTEM
Kar mı yağdı Emirdağ’ın başına
Kız muhannet bakar eski dostuna
Nazlı yarim yar mi sevdin üstüme
Bi(r) de ben severim canım sağolsun

GELİN
Aşağıdan gelen araba yaylı
Kız senin yoluna ölüyüm baylı
Sevdim sevdim alamadım seni
Kız doğur oğluma alıyım baylı

SEVDA
Çoban davarını yüksekde duzlar
Hanı nazlı yarim verdiğin sözler
Kırmızı dudaklar boyalı yüzler
Beni del’ediyo sendeki gözler

BULGUR ÇEKME- SOKU DÖĞME
Köyiçine çıkdım dövülür soku
Yarin bahçesinden geliyo koku
Bi(r) senelik yarim elden gediyo
Gel otur yanıma Urus’un Zeki

DİNİ DEĞERLER
Suvermez diyolar engin ovalı
Kuyular gazdırdım maden guvalı
Yok mu içinizde ağzı dualı
Dua edin ben yarimi alıyım

EVLİLİK
Tren düdüğünü goygun vuruyo
Öğretmen olanlar gurgun duruyo
Kız size besbedava varıyo
Öğretmen neyimiş ille gedikli

İNAT
Yollar uzak varamıyom yanına
Heç de ganın gaynamadı ganıma
Gavur olsa dönderirdim dinime
Yar seni kendime eş edemedim

DÜRÜSTLÜK
Ay doğdu gün ışıdı beklemem gayrı
Söylerim sırrını saklamam gayrı
Ayrılırım senden gız dini ayrı
Dini ayrı güzelin derdine yandım

İSTEK
Okulun önünde dikili bayrak
Küçükden sevişdik nasıl ayrılak
Hep tatiller gelip geçip gediyo
Cumartesi günü gel bi sarılak

ANA
Anam anam gadın anam bal anam
Benim sevdiğimi bana al anam
Benim sevdiğimi bana almazsan
Akşamdan hastalan zabaha öl anam

GELENEKLER
Kır atıma koştum yeşil araba
Küçüklükten go(y)dun beni merama
Bi dünür yolladım gavur anana
Kızım küçük deyin vermedi bana

Emirdağı değirmenin döndü mü
Döne döne nöbet bize geldi mi
Kıyı köyden dünür gelmiş yarime
Emirdağ’ın erkekleri öldü mü

KIZ KAÇIRMA
Kapıya bağladım gınalı goçu
Harmanlar galdırdım yar senin uçu
Al bohçanı düş peşime gedelim
Af(ı)yon damları hep bizim uçu

YER
Ülker doğdu Suvermez’den yürüdüm
Davulga Köyü’nde bir güzel sevdim
Sana diyom sana gocası kötü
Ben Mercan gelinin koynuna girdim

BENZETMELER
Azziye’yi Suvermez’i Helan’ı
Benim yarim çok söylüyo yalanı
Koynuma godular gara yılanı
Sokacak deyi gorkuyom sevdiğim

KİŞİ
Cevdet Sunay Türkiye’nin vekili
Kontak yarim nerden aldın akılı
Seni bu güz ben alaca(ğı)dım
Gaderimden dolu vurdu ekini

MANİLER
Yeleği gayfirengi
Nerden aldın bu rengi
Emirdağı’nda yokdur
Benim yarimin dengi

Beyaz şapka başında
Kalem oynar gaşında
Sana varırım emme
Askerlik var başında

KAYNAK KİŞİLER:
AKIN Akkız:45 yaşında,ilkokul mezunu.Suvermez’de ikamet eder. Ev hanımı.
AKIN Cengiz:Merhum öğretmen. Mahalli sanatçı.
AKIN Mehmet:67 yaşında. İlkokul mezunu. Suvermez’de ikamet eder. Çiftçi
ALHAN Dudu:Ev hanımı.Okur yazar değil.65 yaşında. Yeniköy’de ikamet eder.
ALHAN Mehmet Hayri:65 yaşında,Okur yazar.Çiftçi Yeniköy’de ikamet eder.
ARI Emine:Merhum,Okur yazar değildi.
AYTEK Ömer:Merhum. Emekli öğretmen. Suvermezli.
AYGURLU Ali İhsan:Esnaf (Foto Filiz ).60 yaşında.Orta okul mezunu. Emirdağ’da ikamet eder.
ÇALIŞKAN MEMİŞ (Nallı,Nalıgırık):50 yaşında. Orta okul mezunu. Suvermezli. Danimarka’da ikamet eder.
ÇINAR Fahri İhsan:48 yaşında.Emekli öğretmen.Emirdağ’da ikamet eder.
DEMİR Emir:Merhum emekli meteoroloji memuru. Suvermezli.
DEMİR Nuri (Seyrekbasan):Merhum emekli banka memuru.Suvermezli.
DİPLOMAT Ümit:30 yaşında.Sağlık memuru. Antalya’da ikamet eder.
DÖNMEZ Ayşe Dudu:Merhum.Türkmenakören Köyü’nden.
EDE Fatma:75 yaşında.Okur yazar değil.Ev hanımı. Suvermez Köyü’nde ikamet eder.
EDEER Fakı:Şair.İki şiir kitabı(Gurbetteki Emirdağ-Sırlı Yol) yayımlandı.Folklor araştırmacısı.42 yaşında .Esnaf.Belçika’da ikamet eder.
EDEER Gülendam:Merhum.Ev hanımı.Okur yazardı. Suvermez Köyü’ nden.
EDEER Nesli:Ev hanımı.Okur yazar değil.80 yaşında. Su vermez’de ikamet eder.
ERGÜNEŞ Fadime:Ev hanımı.80 yaşında.Okuryazar değil Pörnekli. Emirdağ’da ikamet eder.
ERTEM ALİ:75 yaşında.İlkokul mezunu.Çiftçi.Suver mez’de ikamet eder.
ERENOĞLU Halis:Mahalli sanatçı.Emirdağ’da ikamet eder.İlkokul mezunu.
ERYÜRÜK Taki:İlkokul mezunu.Emirdağ Anadolu Lisesi’nden emekli hizmetli.50 yaşında.
ERTORUN Mustafa:Mahalli sanatçı.Lise mezunu.Eskişehir’de ikamet eder.
GÖKŞEN Niyazi:Merhum.Suvermez Köyü’nden.Okur yazar değildi.
GÖKŞEN Mürsel: 60 yaşında. İlk okul mezunu. Çiftçi. Suvermez’de ikamet eder.
HALAÇ Mustafa(Çete):Merhum. Emirdağ Kacerli’den. Okur yazardı.
İN Nuri:Merhum mahalli sanatçı.Okur yazar değildi. Karacalar Köyü’nden.
KARANFİL Kamil: Merhum emekli gardiyan. Suvermezli.
KORKMAZER Afet:Ev hanımı.Okur yazar.60 yaşında. Suvermez’de ikamet eder.
KÖSE Ömer Faruk:45 yaşında ilkoul mezunu Folklor araştırmacısı. Suvermez’ de ikamet eder.
OKUTAN FİKRİ:45 yaşında. Emirdağ Sağlık Meslek lisesi Edebiyat öğret meni.
ÖZGÜR Kadın:Merhum ev hanımı.Suvermezli.
ÖZGÜR Hatice:75 yaşında,ev hanımı.Suvermezli.Okur yazar değil.
ÖZKAN Ayşe:77 yaşında.Ev hanımı.Okur yazar değil. Emirdağ’da ikamet eder.
ÖZKARA Döne:73 yaşında.Ev hanımı.Okur yazar değil. Emirdağ’da ikamet eder.
ÖZTÜRK Safinaz:75 yaşında.Ev hanımı.Okur yazar değil.Suvermez’de ikamet eder.
ÖZTÜRK H.Mehmet:Merhum..Çiftçi.Okur yazar. Suvermez’de ikamet ederdi.
ÖZKURT Abdullah:45 yaşında.Marangoz.Okur yazar değil. Suvermez’de ikamet eder.
PINAR Şükrü (Garadayı):Esnaf.45 yaşında.İlkokul mezunu. Emirdağ’da ikamet eder.
SÖNMEZ Ceylan:43 yaşında.Belçika’da ikamet eder. Suvermezli.
TEZEL Hamza:45 yaşında.Çiftçi.Karacalarda ikamet eder.İlkokul mezunu.
TEZEL Yılmaz:42 yaşında.Çiftçi.İlkokul mezunu. Karacalar’da ikamet eder.
TÜRKMEN Hüsnü:Merhum orman muhafaza memuru.
URFALI Ahmet:45 yaşında. Eğitimci-şair.Tavşanlı Anadolu Öğretmen Lisesi müdürü.
YEŞİLDAĞ Abidin:45 yaşında.Çiftçi.İlkokul mezunu. Ekizce’de ikamet eder.
YILDIRIM Serpil:Ev hanımı.45 yaşında.İlkokul mezunu .Çatallıköy’de ikamet eder.
YILDIRIM Zeliha:Ev hanımı.70 yaşında.Okur yazar değil. Suvermez’de ikamet eder.
YILMAZ Şevki:Çiftçi.50 yaşında.İlkokul mezunu. Soğuk kuyu’da ikamet eder.
YILMAZER Necdet:44 yaşında. Emirdağ Atatürk İlköğretim Okulu müdürlüğü’nden emekli. Kuruca Köyü’nden.

SÖZLÜK
ananat :Üç dişli sap torplama aracı
annaç :Karşı
arılık :Temizlik maddelerinin genel adı.
avara :Avare
Azziye(Aziziye):Emirdağ
bala :Kadife.
bele(Böle) :Teyze çocuğu.
boyraz :Poyraz
böğün :Bugün.
böğür :Yan
burun :Tepe,yüksek yer.
caka :İşve.
cancana :Saya türü.
cingan :Çingene.
çerçi :Eşekli seyyar satıcı.
çetmi :Kıyafet,saya.
dan :Tan vakti.
dayaza :Teyze
delik :Kapı,pencere.
dedi :Testi.
diğnenmek :Dinlenmek.
eşkince :Edalı,rahat.
farimez :Güçlü,kuvvetli,acar.
feriden :İçin için eriten.
filik :Tiftik.
filiktan :Süslü.
fışkı :Koyun,inek pisliğinin genel adı.
gağnı :Kağnı.
gal :Erimiş iç yağı.
gareser :Afyonkarahisar.
gavur :Avrupa.
gayfe :Kahvehane.
gede :Arada kalan,yersiz yurtsuz.
Gıldolak :Adına türkü yakılan halk adamı.
Gırklık :Hayvan tüyünü kesmeye yarayan alet.
giron :Elbise.
gocuk :Mont,parka.
golcak :Sayanın bölümü,kol kapatıcısı.
gonak :Hükümet,adliye.
görüm :Kocanın kız kardeşi.
gurulmak :Söz ve eda ile kendini öne çıkarmak.
gutmu :Kumaş türü.
güpür güpür :Hızlı hızlı.
harım :Kerpiçten yapılmış duvar.
hatıl :Ağaç ya da çimentodan yapılı büyük su kabı.
havas(olmak) :Gönül ilişkisi.
havıd :Deve yuları.
heç :Hiç.
heçetmek :Hiç etmek,mahvetmek,bitirmek.
helke :Su kabı.
hila :Hile.
hökümet :Hükümet,adliye.
ıcıcık :Çok az.
ırakı :Rakı.
ısıtma :Sıtma.
ipsiz :Berduş.
İşlik :Gömlek.
Karataş(Garadaş):Mevki,yer adı.
kekil :Kakül.
keten :Sayanın başa örtülen bölümü.
köynek :Sayanın içe giyilen bölümü.
künde :Her gün.
lepçek :Çürük.
Ma(h)lıç :Mihalıççık.
macir :Muhacir,göçmen.
masarıf :Masraf.
meram :Dert.
Mılclmış :Bozulmuş,cıvımış,kokuşmuş.
nalin :Tahta terlik.
na’yet :Nihayet,son.
oylum :Mesire yeri.
öğnük :Önlük.
paytun :Payton.
perçem :Kakül.
pür :Ağaç,çam.
saya :Türkmen giysisi.
seki :Merdiven basamağı.
siğ :Sayanın arka bölümü.
soku :Ağaç tokmaklı,bulgur-yarma dövülen taş yapı.
soyka :Ölü eşyası.
süme :Sima.
şakşak :Kehribar tesbih.
şelek :Sırtta taşınan ipe sarılmış yük.
şunca :Şu kadar,bütün,hep.
talkın :Telkin.
tehne :Tenha.
turist :Avrupa’daki işçi.
uruf :Ruh.
ürüya :Rüya:
verana :Divane
yağlık :Mendil.
yandım(öğnük):Kumaş türü.
yepelek :Alımlı.
yeşil buzlu :Bir tür saya kumaşı.
yırak :Irak,uzak.

About these ads

Üzgünüz, yorum formu şimdilik kapalı.

 
Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: